Haberler

< Haberler sayfasına geri dön


DERNEĞİMİZDEN BASIN AÇIKLAMASI
(26.11.2010)

                                                                                                             25.11.2010

 

BASIN AÇIKLAMASI 

 

Sayın Uğur Dündar’ın 05.11.2010 tarihinde sunduğu Star TV haber programında röportaj yapılan Sayın Prof.Dr. Cumali Aktolun’ un diş hekimliği radyolojisinde kullanılan röntgen tetkiklerinin tiroid kanseri görülme sıklığını arttırdığına dair bir iddiada bulunduğu görülmüştür. Bu iddia kesinlikle kanıtlanmış bir iddia değildir.

 

Sayın Aktolun’un Acta Oncologica isimli bilimsel dergide A. Memon ve arkadaşları’nın yapmış olduğu “Dental x-rays and the risk of thyroid cancer: A case-control study” başlıklı araştırmada araştırıcılar diş hekimliğinde kullanılan radyografilerin tiroid kanserine neden olduğunu değil, tiroid kanseri olma riskini arttırabileceğini belirtmişler ve iddialarının, gelecekte yapılacak geriye dönük (retrospektif) çalışmalarla desteklenmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Halbuki haber, sanki bu konuda pek çok çalışma yapılmış ve tüm bilim adamları tarafından kabul edilerek kanıtlanmış bir sonuç gibi sunulmuştur. Böyle bir durum kesinlikle söz konusu değildir. Araştırmada asıl vurgulanan çoklu film çekimlerinde, herhangi bir nedenle filmlerin tekrar edilmesi durumunda riskin arttığıdır ki, bu doğrudur.

Sayın Aktolun, periapikal radyografi çektiren hastalarda tiroid kanserinin arttığını kanıtlayan bir çalışma varmış gibi bir izlenim uyandırmış haber bu şekilde lanse edilmiş, kendisi de bu yanlışlığı düzeltecek bir girişimde bulunmamıştır. Bir bilim adamı olarak sayın Aktolun da kabul etmelidir ki, tek bir çalışmayla böylesine iddialı bir savın kanıtlandığını söylemek mümkün olmadığı gibi, bizzat makalenin yazarları bile bu görüşte değildir.

Diş hekimine başvuran hastaların %95’inden fazlasının radyografi ihtiyacı olduğu gerçeği göz önünde bulundurulursa, milyonlarla ifade edilen toplumların 313 kişilik araştırma grupları ile değerlendirildiğinde, elde edilen sonuçlarda rastlantısal faktörlerin de rol oynayabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle bu tür araştırmalar çok daha fazla çalışmayla test edilmelidir.

 

 Çeşitli  radyolojik incelemelerde radyasyona bağlı malignite risk   değerlendirmeleri

 

Dental intraoral ( x 2 )                 1:  2 000 000

Dental panoramik tomograf       1:  2 000 000

Kafatası (PA)                               1:     670 000

Kafatası (Lat)                               1:  2 000 000

Göğüs (PA)                                  1:  1 000 000

Lumbar spine (AP)                      1:       29 000

Barium swallow                            1:      13 000

Barium enema                             1:        3 000

 CT göğüs                                     1:        2 500

 CT kafa                                        1:      10 000

    ( E. Whaites   Essentials of Dental Radiography and Radiology.Third Ed.  C.Livingstone  2002)

 

Sn. Aktolun’un çocuk hastalarla ilgili söylediklerinin bir kısmı doğrudur.Ancak özellikle çocuklardan gereksiz radyografi alınmaması, diş hekimliği fakültesi 3. sınıf öğrencilerinin çok iyi bildiği bir konudur. Diş hekimliği radyolojisi müfredatı kapsamında çocuk, genç ve doğurganlık çağındaki kadın hastalarda, radyasyondan korunma önlemleri, doz azaltmaya yönelik önlemler (film endikasyonunun azaltılması, ışınlama süresinin düşürülmesi, tekrarı önlemek için dikkatli uygulama, kurşun önlük ve yakalık kullanımı..) açısından çok daha dikkatli davranılması gerekliliği konuları yer almaktadır.

 Radyasyon güvenlik ölçümlerinde temel ilke olarak ALARA (As Low As Reasonably Achievable) prensibini benimseyen Türk diş hekimleri, maksimum müsade edilen dozun çok çok altında kalınsa bile yine de hastalarını en az radyasyona maruz bırakmak için mümkün olan her çabayı göstermektedirler.

 

 

Tiroid koruyucularının kullanılması gerçekten faydalıdır. Ancak ortodontik amaçla çekilen sefalometrik filmler ile rutin kullanımda olan panoramik grafilerin çekimi sırasında kurşun boyunluğun kullanılması, görüntüyü kapatması nedeni ile mümkün değildir. Sayın Aktolun’un bu kadar küçük dozlarla alınan diş radyografileri ile tiroid kanseri arasında kurduğu ilişki, bunlara göre çok daha fazla iyonlaştırıcı radyasyon oluşturan nükleer tıp (sintigrafi) uygulamalarında ve bilgisayarlı tomografi tetkiklerinde acaba hangi boyutlara ulaşmaktadır?

Sayın Aktolun tiroid bezinin görüntüleme alanına girdiği hiçbir organın radyolojik tetkikinin yapılmaması gerektiğini söyleyebilmekte midir?

Bu haberle halkımız gereksiz bir şüphe ve endişeye sürüklenmiş, hastalarla diş hekimleri arasında gereksiz tartışmalar ortaya çıkmış, diş hekimleri mesleki hata suçlaması ile baş başa bırakmış, bu alanda kariyer yapmış öğretim üye ve yardımcıları sanki kanıtlanmış bir konuyu bilmiyormuş veya bildiği halde umursamıyormuş gibi olumsuz bir duruma sokulmuştur. 

 

 Diş hekimliği fakültelerinin lisans ve lisansüstü eğitim programlarında, teorik ve uygulamalı olarak diş hekimliği radyolojisinin yanı sıra genel radyolojinin temel konuları, x-ışınlarının oluşumu, kullanımı, radyasyonların zararları, uygulayıcının, hastaların ve çevrenin korunmasına yönelik önlemler gibi konular gerekli titizlik ve ciddiyetle yeterli düzeyde yer almaktadır.

Gerek bilim adamları, gerekse sorumlu habercilik anlayışı ile görevini yapan haberciler ileri sürdükleri savların toplumsal sonuçlarını hesap edebilmeli ve insanların hak ettiği kaliteli sağlık hizmeti almalarını engellememelidir.

 

Sorumlu ve araştırmacı habercilik anlayışından kuşku duymaksızın yıllardır güvenle izlediğimiz sayın Uğur Dündar ve Star Haber’in, haberin hazırlık aşamasında konunun uzmanı olan kişiler ve bilimsel meslek örgütlerinin de görüşlerine başvurmaması, bizlerde derin hayal kırıklığı ve üzüntüye neden olmuştur.

 

Sonuç olarak, Sayın Uğur Dündar’ın haberin başlangıcında  “diş röntgeninin tiroid kanserine davetiye çıkardığı tespit edildi” ifadesi ve  röportaj sırasında ekranda yer alan  diş röntgeni kanser nedeni” yazısının  izleyicilerde oluşturduğu  “diş filmleri kanser yapıyormuş, öyleyse ben diş filmi çektirmem” kanısı,  toplumumuzda zaten çok yaygın olan ağız - diş hastalıklarının tedavi işlemlerini çok ciddi ölçülerde baltalayacaktır.  Diş hekimleri ile hastalarını karşı karşıya getiren bu yanlış bilgilendirmenin acilen düzeltilerek kamuoyuna gerçeklerin ulaştırılması konusunda sorumlu, duyarlı ve ciddi yaklaşımınızı bekliyoruz.

 

 

Oral Diagnoz ve Maksillofasial Radyoloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

Prof.Dr.A.Nuri Yazıcıoğlu

Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi

Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Öğretim Üyesi

 







* Elinizde derneğimizle ilgili haber içeriği mevcut ise lütfen info@odmfrder.org.tr adresine iletiniz.
DERNEK KAYIT
Kayıt Ol
Derneğimize kayıt olmak için, "Kayıt Ol" butonuna tıklayınız. Formu doldurup karşınıza gelecek hesap numaralarına aidatı yatırmanızın ardından yönetim kurulumuz dernek kaydınızı onaylayacaktır.


Son Haberler

- Başkanımızın Mesajı
  ( 12.09.2013 )
- AAOMR dergisinde yayınlanmış uzmanlık ile ilgili yazı
  ( 09.09.2013 )
- 19. IADMFR KONGRESİNDE DERNEK ÜYELERİMİZİN YAPMIŞ OLDUĞU SUNUMLAR
  ( 09.09.2013 )
- Uzmanlık ile ilgili duyuru
  ( 15.01.2011 )
- DERNEĞİMİZDEN BASIN AÇIKLAMASI
  ( 26.11.2010 )



© 2014 - Oral Diagnoz ve Maksillofasial Radyoloji Derneği - Her hakkı saklıdır.