Haberler

< Haberler sayfasına geri dön


2015-2017 faaliyet raporu
(06.07.2017)

Oral Diagnoz ve Maksillofasiyal Radyoloji Derneği’nin Değerli Üyeleri;

 

24.05.2017 tarihinde teveccühlerinizle göreve getirilen Yönetim Kurulumuz adına iki yıllık faaliyet raporunu dikkatlerinize sunmak istiyorum. Elbette ki bu rapor bu yıl yapılacak Genel Kurul toplantımızda da okunacaktır. Ancak bu toplantıya katılamayan üyeler için bu bilgilendirmeyi yapmayı faydalı buluyorum. Sabırlarınız için peşinen teşekkür ederim.

2. Uluslararası Kongre (7. Bilimsel Toplantı)

İzin verirseniz öncelikle en son, fakat Derneğimiz adına en önemli faaliyet olarak gördüğüm 2017 Kongremizle başlamak istiyorum.

Kongre çalışmalarına (aslında sempozyum çalışmalarına) yaklaşık olarak Şubat 2016 tarihinde başladık. Yönetim Kurulu’ndan aldığım yetki ile organizasyon görevini üstlendim. Bundan sonra süratle Organizasyon Komitesini aşağıdaki gibi oluşturdum ve Yönetim Kurulu’nun bilgi ve onayına sundum.

Kongremizin sonuna kadar başta sevgili arkadaşımız Prof. Dr. Mehmet İlgüy olmak üzere, bütün arkadaşlarımdan azami destek gördüm. Defaten kendilerine ilettiğim teşekkürlerimi bir kez de huzurlarınızda sunmak istiyorum.

İlk iş olarak daha önce tıp ve diş hekimliği ile ilgili kongreler düzenlemiş olan iki firma ile görüştük. Her ikisine de hedefimizin katılımcı memnuniyeti olduğunu, bütçemizin ekonomik anlamda eksi olmamasının yeterli olduğunu önemle belirttim. O zamanki düşüncem Kongremizin İstanbul veya Antalya’da düzenlenmesi yönündeydi. Her iki firma da tekliflerini sunduklarında İstanbul otellerinin aşırı maliyetli olduğunu gördük. Antalya için verilen paketlerde de lokalizasyonu iyi olan otellerin çok farklı olmadıklarını anladık. Diğerleri ise nispeten ekonomik, ancak lokalizasyonu çok iyi olmayan otellerdi. Üstelik mevsim itibarıyla şartları zorlamadıkça otele hapsolacaktık. Bu durumda uzun süredir aklımda olan bir fikri Yönetim Kuruluna sundum. Bu fikir şuydu:

2013 yılına kadar bilimsel toplantılarımız hep İstanbul, İzmir ve Antalya’da yapılmıştı. İlk kez değerli hocamız Prof. Dr. Murat Bilge’nin başkanlığında sempozyumumuz Erzurum’da düzenlendi. Benim de görüşüm bundan sonraki bilimsel toplantılarımızın güzel yurdumuzun değişik illerinde düzenlenmesi, bu şekilde hem ilişkilerimizin daha güçlendirilmesi, hem de sosyal bir zenginlik sağlanmasıydı. Bu görüşle yaptığım bir değerlendirmeyle kongremizi Eskişehir’de düzenlemeyi önerdim. Önce sevgili arkadaşımız Yrd. Doç. Dr. Esra Gömleksiz Yeşilova ile görüştüm. Eskişehir’de çeşitli toplantıların düzenlendiğini, bazı toplantılarda kendisinin de aktif görev aldığını ve kongremizde de ekibiyle birlikte çalışabileceğini öğrendim. Yönetim Kurulu da kabul edince firmalardan Eskişehir ile ilgili bir çalışma yapmasını istedim. Bu sırada sevgili arkadaşımız, (o tarihte) Dr. Mehmet Eray Kolsuz’un ayrılmasıyla Yönetim Kurulumuza dahil olan Prof. Dr. Mehmet İlgüy’ün önerisi neticesinde Ankara’dan Valör Turizm’den de fiyat teklifi istedik. Valör sağlık kongresi ağırlıklı çalışan firmalardan biriydi ve diş hekimliği kongrelerinde de çok tecrübeliydi.

Gelen teklifler sağlıklı bir karşılaştırma yapmamızı sağladı, çünkü Eskişehir’de kongre yapılabilecek 3 otel vardı: Rixos, Anemon ve Divan. Gelen tekliflerin hepsi de bu üç oteli kapsıyordu.

Firmaların bize sunduğu teklifler arasında en ekonomiği Valör Turizm’e aitti ve diğer tekliflerin yaklaşık 2/3’ü kadardı. Anlaşmamız Euro üzerindendi ve kur 3,28₺ civarındaydı. Bu teklifi Yönetim Kurulumuza getirdim. Ankara’da mali müşavirimizin de katıldığı bir toplantı yaptık ve Dernek olarak zarar etmeyeceğimiz, aksine katılımcı sayısının fazla olmasıyla Derneğimizin mali gücünü arttırabileceğimiz kararına vardık. Bunun verdiği güvenle ben Valör Turizm’le 200 katılımcı üzerinden anlaşma yaptım, ± 50 katılımcı opsiyonunu da ekledim.

Diğer yandan en önemli görevlerden biri Bilimsel Komitedeydi ve süratle oluşturulması gerekiyordu. Organizasyon Komitesi tarafından Bilimsel Komite Başkanlığı için kararlaştırılan isimlerle temasa geçtim. Bir iki görüşmeden sonra sevgili arkadaşımız Prof. Dr. Tuncer Özen’in bu görevi kabul etmesiyle Komiteyi oluşturmasını kendisinden rica ettim.

Son olarak gereken diğer Komiteleri de oluşturduk. Görev alan tüm Komite Başkanlarına ve üyelerine bir kez daha teşekkürü bir borç bilirim.

Bu süreçte ben de Eskişehir’e gittim ve Esra Yeşilova ve Valör Turizm görevlileri ile buluşarak otelleri gezdim. Divan oteli en ekonomiği idi ama salonu tatminkar olmaktan çok uzaktı. Rixos imkanları iyi olan, ancak en pahalı oteldi. Öte yandan çok kesin anlaşmalar yaptıklarını ve ortaya çıkabilecek öngörülemeyen olaylarda sözleşme dışı olduğu gerekçesiyle çözüm odaklı olmadıklarını öğrendim. Sonuçta şatlarımızı sağlayan, optimum koşulları ile Anemon otelde karar kıldık ve kongre tarihini de 14-16 Nisan 2017 olarak belirleyerek antlaşmayı imzaladık. Bu antlaşmadan sonra, bazıları Kongreye yakın günlerde pek çok değişik durumlar ortaya çıktı. Bunların en önemlilerini özetlemek isterim.

1.    Otel Yönetimi, neden belirtmemekle birlikte, 1 ay kadar sonra 16 Nisan gününün uygun olamayacağını, mümkünse Kongre tarihlerini değiştirmemizi talep etti. Bunun üzerine tarihleri birer gün öne çektik ve 12 – 15 Nisan 2017 tarihlerini belirledik. Benim için can sıkıcı olan bu durum aslında Kongremiz için hayırlı oldu ve hepinizin bildiği gibi sonradan 16 Nisan günü referandum günü olarak ilan edildi.

2.    Şubat 2017’de döviz fiyatları dramatik bir artış gösterdi. Euro 3,90 liranın üzerine çıktı. Bunun üzerine otel yönetimiyle irtibata geçtik ve epey pazarlıktan sonra Euro paritesini 3,60 ₺ üzerinden sabitledik. Kongre başladığı gün serbest piyasada euro satış fiyatı 3,97 ₺ idi. Kongremizin “pahalı” olduğunu iddia eden üyelerimizin bu bilgilerle görüşlerini değiştireceğini umuyoruz.

3.    Benim dalgınlığımla, ilk başta 7. Sempozyum olarak lanse ettiğimiz toplantımız, sevgili arkadaşımız Doç. Dr. Meryem Toraman Alkurt’un uyarısıyla 2. Uluslararası Kongre olarak düzeltildi. Zira son Genel Kurulumuzda bundan sonraki bilimsel toplantıların Kongre olarak düzenleneceğine dair karar almıştık. Göz önüne almadığım bu yanlış zamanında düzeltildiyse de sorumluluğu benimdir. Hepinizden özür dilerim. 

4.    Kongrenin hemen öncesinde ülkemizin, içinde bulunduğu turizm krizini atlatamaması nedeniyle oda fiyatlarının ucuzladığını gördük. Ancak yapılan antlaşmadaki fiyatları indirmemiz mümkün olmadı. Takdir edersiniz ki 1 yıl öncenin şartlarına göre yapılan bir antlaşma piyasa şartlarının labil olduğu ülkemizde bu tür sapmalara açık olabildiği gibi, tam aksi bir durumun oluşmasıyla bizim için karlı da olabilirdi, maalesef olmadı.

Değerli üyeler,

2016 yılında ülkemiz ne yazık ki pek çok terör eylemi yaşadı. Üstelik 15 Temmuz günü hain ve melun bir kalkışma ile karşı karşıya kaldık. Bunların neticesinde 2016 – 2017 yıllarında ülkemizde organize edilen yabancı katılımcılı toplantıların yaklaşık %40’ının ya iptal edildiğini veya yabancı katılımcı olmadan gerçekleştirildiğini öğrendik. Bu nedenle kongremize yabancı konuşmacı bulamama riski hepimizi endişelendirdi. Buna karşın Bilimsel Komite Dünyanın önde gelen radyoloji hocalarından 5 tanesini davet etti ve hepsi geleceklerini bildirdiler. Bu, bana göre Bilimsel Komite’nin büyük başarısıdır. Bu hocaların gelmesiyle ilgili titizlenmemizin nedeni Kongremizin hedefinin YÖK’ün kabul ettiği “uluslararası” formatta bir bilimsel faaliyet olmasıydı. Ayrıca davet edilen hocalar IADMFR’nin Nomination Commity üyeleri idi. Bu da aday olduğumuz 2011 yılı IADMFR Kongresi için önemli konumda olmaları nedeniyle önemliydi. Kongre sonrası bazı arkadaşlarımızın bilimsel programın radyoloji ağırlıklı olduğu yönündeki düşünceleri doğrudur, ama nedeni budur.

Yine de işler maalesef tam düşündüğümüz gibi yürümedi. Bu hocaların geliş gidiş tarih ve saatleri, kendi programları nedeniyle pek çok kez değişti. Hatta 22,5 saatlik bir yolculukla Şili, Santiago’dan gelen Prof. Briner neredeyse bir gün konuşmasını yapıp, ertesi gün dönecek duruma geldi. Bütün bu değişiklikler elbette ki uçuş ücretlerinde de ekstra harcamalara yol açtı. Sonunda her şey rayına oturdu ama, en önemlisi bilimsel programı kesinleştirmemiz çok geç oldu. Bundan dolayı sizlerden de eleştiriler aldık. Haklısınız. Ama kolayını seçip bu insanlara “gelme” deseydik, hem Kongremiz uluslar arası niteliğini kaybederek amacına ulaşamayacaktı, hem de geleceğe yönelik ortak projelerimize sekte vurmuş olacaktık. Bu nedenle maddi-manevi her olumsuzluğa katlandık.

Kongre tarihine birkaç ay kala Eskişehir, Tepebaşı Belediye Başkanının meslektaşımız olduğunu öğrendik. Sevgili arkadaşımız Yrd. Doç. Dr. Esra Yeşilova’nın girişimiyle Sayın Dt. Ahmet Ataç ile iletişime geçtik. Kendisi talebimiz doğrultusunda Eskişehir Tanıtım Turunu bilabedel üstlendi. Bu nedenle bir kez daha teşekkür ediyorum.

Kongremizde daha çok sponsor görmek isterdik ama gelecekte de katılımcı sayımızı arttıramazsak sponsor bulmanın güç olacağını belirtmek isterim. Her yıl diş hekimliği alanındaki bilimsel dernekler ve ticari firmalar pek çok bilimsel toplantı yapmaktadır.

Haliyle sponsorların da kendi reklamlarını daha kalabalık toplantılarda yapmak istemeleri normaldir. Artık her dernek üyesinin bu konuda azami katkı yapması gerekecektir.

Katılımcılara teşekkür etmekle birlikte, bu Kongrenin hayal kırıklığı katılımcı sayısı oldu. Kimseye bir sözümüz yok, ama umarız gelecekte daha geniş katılımlı kongreler görürüz.

Değerli üyeler,

2002 yılından beri düzenlemekte olduğumuz bilimsel toplantıların hepsinde katılımcı olarak bulundum. 2007 İstanbul Sempozyumunun Genel Sekreteriydim. Bu tür bir toplantının düzenlenmesinin ne büyük bir efor olduğunu insan işin içinde olmadığı zaman anlayamıyor. Üstelik biliniz ki katılımcılara ve üyelere aksettirilmeyen pek çok olay yaşanıyor. Bu vesile ile bilimsel toplantılarımızı düzenlemiş olan bütün Başkanlara ve ekiplerine bir kez daha saygılarımı sunuyorum. Kongremizin afişindeki dizayn bu amaçla oluşturulmuştur.

Son olarak,

-       Katılımcılar akademik faaliyetlerine ülkemiz dahlinde YÖK tarafından kabul edilmiş bir uluslar arası kongre katılımı eklediler.

-       İlk kez bu kongrede genç meslektaşlarımız Türkçenin yanında İngilizce sunum yaptılar.

-       Gelecekte Dernek içindeki tartışmalarımızı bir tarafa bırakıp, herkesin kongrelerimizi destekleyeceği umudundayız.

Diğer bilimsel faaliyetler

Değerli üyeler,

2015 TDB Kongresinde Bilimsel Komite üyesi olarak özellikle genç akademisyenlerimize öncelik tanımış ve konferanslar vermelerini sağlamıştım. 2017 yılında da aynı Komitedeyim. Bu kez zaman biraz sıkıştı ancak yine pek çok üyemiz sunum yapacaktır.

Bu süreçte

-       Prof. Dr. Kaan Orhan TDB Kongresi Teşvik Ödülünü 2. olarak aldı.

-       Kıvanç Kamburoğlu ve EADMFR Başkanı Kaan Orhan olmak üzere, Tuncer Özen, Şebnem Yalçınkaya, Ayşe Gülşahı, Alper Sinanoğlu, Kaan Orhan ve Nilüfer Ersanlı olağanüstü bir emek ve başarıyla ülkemizi Orta Doğu'dan alıp, Avrupa'ya transfer ettiler. 

-       Prof. Dr. Aydan Açıkgöz’ün editörlüğünde Türkiye Klinikleri Ağız Diş ve Çene Radyolojisi "Çene Kemiklerindeki Malignensiler" Özel Sayısı yayınlandı.

-       Ankara’da Amerikan OMFR başkanı Jie Yang tarafından "CBCT'de Kafa içi Kalsifikasyonları" sunumu yapıldı.

 -       Prof. Dr. Semih Özbayrak ve Prof. Dr. Filiz Namdar Pekiner tarafından hazırlanan Ağız Kanserleri-erken tanı bakımından diş hekimliği kitabı yayınlandı.

-       Prof. Dr. Nesrin DÜNDAR’ın editörlüğünde Türkiye Klinikleri Ağız Diş ve Çene Radyolojisi "Temporomandibuler Ekleme Radyolojik Bakış Özel Sayısı" yayınlandı.

-       Yrd. Doc. Dr. Ibrahim Sevki Bayraktar Cardiff, İngiltere’de yapılan EADMFR 2016 kongresinde poster 2.lik Ödülü aldı. 

-       Başkent Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Kaan Orhan Açıklamalı DUS Soru Kitabı (707 Soru) kitabını yayınladı.

-       Prof. Dr. Kaan Orhan’ın organizasyonuyla Cardiff’te düzenlenen US kursuna katılım sağlandı.

-       Prof. Dr. Faruk Akgünlü’nün editörlüğünde hazırlanan Türkiye Klinikleri "Ultrason Görüntüleme Yöntemiyle Tanısal yaklaşım" özel sayısı yayınlandı.

-       Doç. Dr. Ülkem Aydın ve Doç. Dr. Derya Yıldırım Oral Radiology Fundamentals' başlıklı kitapta, “Image Quality Troubleshooting and Quality Assurance” başlıklı bölümü yazdılar.

-       Prof. Dr. Peruze Çelenk’in editörlüğünde Türkiye Klinikleri Ağız Diş ve Çene Radyolojisi "Çene Kistleri ve Tümörleri" Özel Sayısı yayınlandı.

-       Prof. Dr. Özlem Üçok’un editörlüğünde Türkiye Klinikleri Ağız Diş ve Çene Radyolojisi "İntraoral ve Ekstraoral Görüntüleme" Özel Sayısı yayınlandı.

-       Prof. Dr. Pelin Güneri geliştirdiği biopsi fırçasının patentini aldı.

-       Doç. Dr. Zühre Zafersoy Akarslan ve Doç. Dr. İlkay Peker Emerging Trends in Oral Health Sciences and Dentistry adlı kitapta Advances in Radiographic Techniques Used in Dentistry bölümünü yazdılar.

-       2017 BASS Kongresinde arkadaşımız Ali Altındağ sözlü sunumda 3.lük ödülü aldı.

Bütün arkadaşlarımızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz. Başarılarını unuttuğumuz, duymadığımız arkadaşlarımız varsa özür diliyoruz.

Dernek denetimi

Son Genel Kurulumuzda Derneğimizin adının Türk Oral Diagnoz ve Maksillofasiyal Radyoloji olarak değiştirilmesi konusunda yetki almıştık. Bu amaçla girişimlerde bulunduk. Burada bir parantez açmak istiyorum. Dernekler Kanunu’nunda ve Yönetmeliklerde ya hiç olmayan veya açık olmayan hükümler bürokratik yazışmalarla yorumlanmakta ve illere göre uygulama değişiklikleri görülebilmektedir. Bizim bildiğimiz Dernekler Masasına başvuracağımız, ardından da talebimizin bürokratik silsileyle Bakanlar Kurulu’na ulaşacağı ve karara bağlanacağı şeklindeydi. Ancak beklemediğimiz bir durum oldu ve Dernekler Masasından ani bir denetime tabi tutulduk. Aslında özellikle 15 Temmuz sonrasında tüm Derneklerin peyderpey denetlenecekleri konusunda haberler alıyorduk ama doğrusu biz denetimi bilmeden kendimiz davet etmiş olduk. Denetimle ilgili olarak yazılan raporu görmedik, ancak olumsuz sonuç alınacak gibi görülüyor. Bu nedenle süratle eksiklerimizi tamamlamamız gerekiyor. Bununla ilgili olarak denetimcilerin bize bildirdikleri eleştirileri özetle şunlardı:

1.    Dernek Merkezimiz Kanun gereği Ankara Üniversitesinden çıktıktan sonra, mali müşavirimizin bürosu olarak gösterilmişti. Kendimize ait bir merkez olmamasını eleştirdiler. Hatta “100-150 bin lira toplayın, Derneğinize 1+1 bir daire alın” dahi dediler. Muhtemelen raporlarına da yazdılar.

2.    Uzun zamandır aidat yatırmayan üyeleri neden ihraç etmediğimizi sordular ve tebligat yaparak, bu üyelerin kaydını silmemizi tavsiye (!) ettiler.

3.    Gelen – Giden Evrak Kayıt Defteri olmadığı için cezai işlem uyguladılar.

4.    Karar defteri, işletme defteri, üye kayıt defterinde de bazı eksiklikler buldular ve cezai işlem uyguladılar.

5.    Dernek gelir – gider bilançolarında herhangi bir açık tespit etmediler.

6.    Dernek yöneticileri ifadesi Dernek Başkanı demek olduğu için cezalar bana uygulandı.

Değerli üyeler,

Bu Denetim er veya geç yapılacaktı. Denetim bize gösterdi ki, Ankara’daki Dernekler Masası ile daha sıkı bir iletişim içinde olmalıyız. Biz Derneğin kuruluşundan bu yana yapılan uygulamaların aynısını yaptık ama görüldüğü üzere eksik ve yanlış uygulamalar sonunda bizi yakaladı. Bununla yüzleşmeli ve sonraki yönetimlerin böyle olaylar yaşamaması adına daha kurumsal bir yapı oluşturmalıyız.

Bürokratik ve Adli Olaylar

Her iki dönemde de Yönetim Kurulu olarak üyelerimizin bürokratik ve adli sorunlarına destek olmak için elinden geleni yaptık. Gerek Sağlık Bakanlığı gerekse SGK yetkilileri ile defaten toplantılar talep ettik. Çoğu zaman randevu bile alamadık ama kendilerine ulaştığımızda sorunlarımızı ilettik. Bunlar bizim görevimizdi. Ancak bu süreçte ortaya çıkan bazı yanlış anlaşılmalara yanıt vermek istiyorum.

Değerli üyeler,

Alanımızla ilgili gerek idari gerekse adli mercilere yapılan başvurular kişiseldir. Anlaşıldığı kadarıyla beklenti, Derneğin bütün üyeleri adına idari ve adli başvurularla sorunu çözmesi ve tüm mağduriyetlerin tek seferde giderilmesi yönünde gelişmiş. Kulağa hoş gelmekle birlikte yasal olarak böyle bir hakkımız kesinlikle yoktur. Ayrıca bu yol başka sorunlar da yaratabilir:

-       Bir kısmımızın mağduriyet olarak gördüğü bir durum, diğer kısım için sorun teşkil etmeyebilir, hatta mağduriyete yol açtığı da düşünülebilir.

-       Dernek olarak toplu bir girişim aleyhte sonuçlanırsa bütün üyeleri etkiler.

Bizler üyelerimizin uğradığı haksızlıkları gidermeye yönelik verebileceğimiz her türlü desteği verdik.

-       Kimi zaman doğrudan görüşmeler yaptık. Örneğin bir Dekan Oral Diagnoz Kliniğini lağvetmeye kalktı. Görüştük ve sağolsun bizi anladı. Başka bir girişime gerek kalmadı. Yeri gelmişken desteği için sevgili arkadaşım Prof. Dr. İlknur Özcan’a teşekkürlerimi sunarım.

-       ADSM’lerde görevli arkadaşlarımızın gerek görev tanımları gerekse hak edişleri ile ilgili görüşmelerden sonuç alamadık. Arkadaşlarımız idare mahkemesine başvuru yaptılar. Dernek olarak biz de müdahil olmak için müracaat ettik. Mahkeme talebimizi kabul etti ve dava halen sürüyor.

-       Radyasyon Görevliliği ile ilgili haklarımız için yasal bir düzenleme yapılmadığı için idareler tarafından Demokles’in kılıcı gibi başımızda sallandırılan fiili hizmet, radyasyon izni ve erken emeklilik gibi konularda üyelerimizden toplu olarak dava açmalarını istedik. Ne yazık ki alanımızda bu kadar hayati bir konuda dahi birlik olamadık ve bir iki arkadaşımız dışında dava açan olmadı. Üzülerek söylüyorum ki bu anlayışla gidersek daha çok darbe yeriz.

Dernekler tüzel kişiliklerdir ve üyelerinin katkılarıyla var olurlar. Bizler yasal çerçevede bir şeyler başarmak istiyorsak öncelikle kayıtsız ve şartsız üye olmak ve güçlü bir Dernek oluşturmak için projeler üretmeliyiz. Hiç kimse bize haklarımızı vermeyecektir. Alanımızın hak ettiğini düşündüğümüz saygıyı sadece bizler yaratabiliriz, oturduğumuz yerden kimsenin bizi anlamasını beklememeliyiz. Bizler yaşadığımız müddetçe bu Derneğin içinde olmalı, alanımızdaki herkesi de Derneğin içinde olması için motive etmeliyiz. Bugün hangi mercie giderseniz gidin, ilk soruları “Derneğinizin kaç üyesi var?” olmaktadır. Buna karşın Derneğimiz her sorunu çözmeye muktedir, her konuyu üstlenen, her şeyi halleden bir yapı olarak da görülmemelidir. Dernek sadece gücü mertebesinde üyelerine destek olacaktır.

Diğer yandan Derneğimiz hiçbir zaman siyasete bulaşmamış, siyasi bir taraf olmamış, sırf siyasi görüşleri nedeniyle kimseye kapılarını kapatmamış, kısacası siyasete uzak olmuştur. Buna karşın artık siyasetçiye yakın olma zamanımız gelmiştir. Özellikle haklarımızın gelir geçer bürokratların kişisel düşüncelerine göre belirlenmesi ve bürokrata göre değişmesi gibi bir kaostan kurtulmamız gerekmektedir. Bunun yolu da haklarımızın yasal teminat altına alınmasıdır. Dilerim elinde TBMM’ye ulaşma imkanı olan üyelerimiz vardır ve bizlere yardımcı olurlar.

Bir başka konu da resmi görevlendirmelerle ilgilidir. Gerek Sağlık Bakanlığı gerekse YÖK sağlık eğitiminin de içinde olduklarından, bazı durumlarda üyelerimiz arasından görevlendirmeler yapabilmektedirler. Ancak alanımızla ilgili konularda öneri/karar mercii olan arkadaşlarımızın Derneğimizden bağımsız, tek başlarına hareket ettikleri görülebilmektedir.

Değerli üyeler,

Öncelikle kendimle ilgili olan bir anı anlatmak istiyorum. 2010 yılında biz ve restoratif tedavi hariç diğer branşlar uzmanlık olmuştu. İtirazlar üzerine YÖK bir alt komisyon oluşturarak 8 branştan uzmanlık gerekçelerini istedi. Alt komisyon başkanı alanımızdan beni seçtiğini bildirdi. İlk yaptığım iş Dernek Başkanı Sayın Prof. Dr. Nuri Yazıcıoğlu hocamı aramak ve haber vermek oldu. İlk toplantıya kadar olan 1 aylık sürede Dernek Başkanı ve Yönetim Kurulu ile Sayın Prof. Dr. Kemal Karakurumer hocamın da katılımıyla emek vererek hazırladıkları dokümanlar eşliğinde stratejimizi belirledik. Toplantıdaki ortamı o zaman da anlatmıştım. Zorluydu ama geri adım atmadım. 3-4 kez dışarı çıkarak telefonla Nuri hocama bilgi verdim. Görüşlerini aldım. Protetik Diş Tedavisi temsilcisi Prof. Dr. Atilla User çok sonra, Uzmanlık Müfredat Komisyonları toplantısında beni göstererek “Kabahat bunda! Biraz taviz ver! Önce uzmanlığı kap! Sonra yine hakların için mücadele et! Ne zorluyorsun?” demişti. Bahsettiği taviz, Ağız Hastalıklarının tamamıyla cerrahi müfredatında olması, Oral Diagnozun hiç olmaması, yani sadece radyoloji uzmanlığı ile yetinmekti. Buna elbette ki izin veremezdim. Uzmanlık alanı olmamıza itiraz eden tek bir üyemiz var mıydı? Hayır. Ben bu işi bireysel olarak halledebilir miydim? Bana göre evet (üzgünüm tevazu gösteremeyeceğim). Çünkü bu kadar tartışmasız ve haklı bir konumda olmanın özgüveni vardı. Böyle bir durumda dahi Derneğimin desteğini arkamda hissetmenin verdiği güven ve direnç gücünü anlatamam, ancak yaşamak gerekir. Nuri hocam ve Kemal hocam şahidimdir. Aksi bir şey varsa lütfen söylesinler. Kendilerine ve Nuri hocamın şahsında zamanın Yönetim Kurulu üyelerine bir kez daha teşekkür ediyorum.

Bizce bu anlayışın sürmesi gerekir. Bunu anlatmamın sebebi şudur: Pratikte artık bu tür görevlendirmelerden ya hiç haberimiz olmuyor veya bizden bir talep olursa fark ediyoruz. Alanımızla ilgili, hepimizi bağlayan ve üzerinde konsensus sağlanmamış konularda koskoca bir Bilimsel Dernek tek kişinin kararına bağlı olamaz, olmamalıdır. Bu alanla ilgili ne yapılıyorsa Dernek en baştan haberdar edilir, Dernek verilerine veya görüşlerine ihtiyaç varsa Yönetim Kurulundan yazılı olarak talep edilir, her türlü çıktı Dernek Yönetimi ile paylaşılır. Konsensus sağlandıktan sonra ilgili kuruma iletilir. Bu prosedür Derneğimizde mutlaka yerleştirilmelidir.

Son olarak Sağlık Bakanlığı ve TDB Uzmanlık Dernekleri ile ilgili bir oluşum başlatmış durumdalar. Bugüne kadar 2 toplantı yapıldı, henüz çok başlangıçtayız. Sevgili arkadaşımız Prof. Dr. Aydan Kanlı Derneğimizi temsil etti. Bu toplantılar umarız gelecek Yönetim(ler) tarafından devam ettirilecektir.

TDB ile ilişkiler

Dernek olarak TDB’ye bilimsel katkı sunduk. 2017 Kongresinin Bilimsel Komitesinde ben ve sevgili arkadaşımız Doç. Dr. Erdoğan Fişekçioğlu görev aldık. Ama en önemlisi, şu andaki TDB Başkanının alanımızdan sevgili arkadaşımız Dr. A. R. İlker Cebeci olmasıdır. Bu nedenle TDB – Dernek ilişkilerinin daha yakınlaşacağından eminiz.

Dernek – Üye ilişkileri, Üyeler arası iletişim ve aidatlar

Değerli üyeler,

Özellikle 2. kez göreve geldikten sonra Derneğimizle üyeler arasındaki iletişimin azaldığını görüyoruz. Özellikle genç arkadaşlarımızın “Dernek benim ne işime yarayacak ki?” şeklindeki ifadeleri bizi çok üzmektedir. Daha da kötüsü beraber yola çıktığımız arkadaşlarımızın da “Dernek bizim sorunlarımızı çözmüyor.” şeklindeki serzenişleri de en azından haksızlıktır.

Halbuki Dernek “bir işe yarayacak, benim sorunlarımı çözecek” anlayışıyla kurulmaz.

Dernekler üyelerin katkılarıyla güçlenir. O güç Derneğin faaliyetlerini geliştirmek için kullanılır. Yine bizim gibi sorunu çok Dernekler üyeler arası dayanışma için de bir fırsat oluşturur. Yukarıda da belirttiğim gibi Dernek bu desteği yasalarla belirlenmiş limitlerde verir. Dernek özellikle adli mercilerde üyeleri adına hareket edemez.

O işe yaramayan Dernek (!), en ufak haksızlığa uğrayan arkadaşımızın en azından görüş aldığı bir başvuru merciine dönüşebilir ki, bizde de böyledir. Üyelik, başı sıkıştığında başvurulan bir görev olmamalıdır.

Söylentilere itibar etmemekle birlikte, kulağımıza gelen bazı eleştiriler gerçekse, bunların bize bildirilmemesi de ayrıca bir üzüntü kaynağı teşkil etmektedir. Dernek üyeleri yöneticilerine her zaman hesap sorabilirler. Bunun için haklı olmaları da gerekmez. Bugüne kadar tarafımıza yöneltilen her eleştiriye yanıt verdik, kimseye de kırılmadık. Dileriz gelecekte yönetimi eleştirebilen arkadaşlarımız çoğalır.

Başkan olmadan önce Dernek Yönetim Kurullarında defalarca görev aldım. Fark ettiğim önemli bir eksikliğimizin iletişim olduğunu gördüm. 2011 yılında Sayın hocamız Prof. Dr. Murat Bilge’nin Başkanlığındaki Yönetim Kurulu Üyesi iken aldığım yetki ile aylarca uğraşarak alanımızdaki her meslektaşımıza ulaştım ve iletişim bilgilerini içeren bir database oluşturdum. Halen faal olan e-posta grubumuz bu bilgilerle kurulmuş, dernek üyeleri arttıkça zenginleşmiştir. Ancak hala yeterli değildir. Öncelikle bu grup Dernek üyeleri ile sınırlı değildir. Kimseyi zorla üye yapamazsınız zaten. Yine de üye olmayan arkadaşlarımızın alanımızdan kopmamaları gerekir diye düşünüyoruz. Genel Kurula katılan üyelerden ricam, bildiğiniz hangi arkadaşımız her neredeyse iletişime geçip, en azından bu gruba üye olmalarını sağlamaktır.

Değerli üyeler,

Aidatlarını sadakatle yatıran üyeler gibi, aidat yatırmayan üyelerimiz de mevcuttur. Son Genel Kurulumuzda aidat yatıran üyelerimizin haklı itirazları oldu. Biz büyük resme bakmayı tercih ettik. Bu üyeler de bizim arkadaşımız, üstelik alanımızdaki her meslektaşımızın desteğine ihtiyacımız olduğu düşüncesiyle, aidatını yatırmayan üyelerimize yaptırım uygulamadık. Ancak kim aidat ödedi, kim ödemedi bildirmediğimiz için ciddi eleştiriler aldık. Bunun üzerine aidat durumu listesini yayınladık. Bu sefer de aidat ödemeyenlerin eleştirilerine uğradık. Bu tür görevlere gelenlerin böyle durumlara alışması gerekir. Görüldüğü gibi ne yapsanız eleştiri alacağınız durumlar ortaya çıkmaktadır. Diğer yandan güncelliğini yitirmiş üye listemiz de söz konusu olunca, hem üyelikleri yenilemeyi, bu şekilde aidat durumunu da daha kolay takip etmeyi amaçladık. Bu sıralarda da ne yazık ki arkamızdan yapılan dedikodu mahiyetindeki konuşmalar kulağımıza gelmeye başladı. Bu konuşmalara bir gün sizler de şahit olursanız lütfen bu listelere bakınız. Konuşanlar Derneğimize karşı olan yükümlülüklerini yerine getirenler midir? Buna göre değerlendiriniz. Bu listeler Kıvanç hoca vasıtasıyla yayınlanmıştır ancak sorumluluğu Başkan olarak bizzat bana aittir. Bu konudaki eleştirileri kabul ediyorum.

Değerli üyeler,

Bildiğiniz gibi Dernekler gelir getirici faaliyetlerde bulundukları takdirde İktisadi İşletme kurmakla yükümlüdürler. İktisadi İşletmemiz bir şirkettir ve şirketlerin zorunlu bütün giderleri, bizim işletmemiz için de vakidir.

Dernek Merkezimiz yok, satın alacak durumda değiliz, kira ve stopaj ödemek zorunda kalacağız. Hukuki girişimlerimiz nedeniyle, vekalet ücretleri, mahkeme harçları vs giderlerimiz oluyor. Genel giderler söz konusu ve tüm bunlar maddi güç gerektiriyor. Üzülerek söylüyorum ki, tek garanti gelirimiz olan aidatlar için titizlendikçe, “paracı yönetim” diye nitelendiriliyoruz. Aynı aidatı ödeyen Dernek üyeleri olarak bizler de umarız ki, daha “ekonomik” aidatlarla faaliyet gösterebilecek hale geliriz.

IADMFR 2021

Kongremiz hakkında bilgilendirirken IADMFR’nin 2021 Kongresi için aday olduğumuzu bildirmiştim. Başta sevgili arkadaşım Prof. Dr. Kıvanç Kamburoğlu olmak üzere çaba gösteren bütün arkadaşlarıma teşekkür ederim. Ne yazık ki 2017 Tayvan kongresinde 4 ülke arasında en beğenilen tanıtım kampanyasını yapmamıza rağmen güvenlik gerekçesi ve politik nedenler ile 2021 Kongresini kaçırdık. Aslında bunu öngörmüş ve İçişleri Bakanlığından güvenlik garantisi veren bir belge ile gitmiştik. Bu kongreye Güney Kore bizden önce talip olmuştu ancak sıra Avrupa'da olduğu için sırasını daha önceden bizimle değişme teklifi getirmişti. Buna rağmen, olağanüstü şartları kendi lehlerine kullanma yolunu tercih ettiler. Bir çok üst düzey üye kongreyi bizim hak ettiğimizi, yönetim kurulunda sadece 1 oy ile kaybettiğimizi ve Philedelphia 2019 kongresinde tekrar 2023 için başvurmamız gerektiğini bildirdi. Şartların olgunlaşmasına göre Amerika'ya büyük bir ekip ile çıkartma yapabiliriz. Bu konuda hepinizden destek bekliyoruz.

Tayvan 2017 IADMFR kongresinde gençlerimiz travel grantleri topladı. 15 arkadaşımız uluslar arası sözlü sunum (13) ve poster sunumu (14) yaptı ve ilk kez bir Türk, Prof. Dr. Kıvanç Kamburoğlu Key-note speaker, davetli konuşmacı olarak konuşma yaptı. Hepsini tebrik ediyor, Dernek adına teşekkürlerimi sunuyorum.

 







* Elinizde derneğimizle ilgili haber içeriği mevcut ise lütfen info@odmfrder.org.tr adresine iletiniz.
DERNEK KAYIT
şifremi unuttum
Kayıt Ol
Derneğimize kayıt olmak için, "Kayıt Ol" butonuna tıklayınız. Formu doldurup karşınıza gelecek hesap numaralarına aidatı yatırmanızın ardından yönetim kurulumuz dernek kaydınızı onaylayacaktır.


Son Haberler

- Komisyonlar
  ( 19.10.2017 )
- TDB Fiyat Tarifesi
  ( 09.10.2017 )
- Diş Hekimliğinde Micro CT Panel
  ( 04.10.2017 )
- Diş Hekimliğinde Radyolojinin Esasları
  ( 28.09.2017 )
- Yeni yönetim kurulu
  ( 06.07.2017 )



© 2017 - Oral Diagnoz ve Maksillofasiyal Radyoloji Derneği - Her hakkı saklıdır.